Yazı Detayı
18 Nisan 2019 - Perşembe 09:08
 
‘İSTANBUL’U KAYBETMEK’
Ömer Çelebi
kahtases@hotmail.com
 
 

15 Temmuz gecesi Saraçhane’de ‘süslü havuzdan’ abdest alıp şehid olmak için yarışan kahramanları tahattur ediniz.

 

Ediniz, çünkü büyük bir destanın kapısını aralayan kahramanlardı onlar.

 

Öncü süvarilerdi...

 

Harb meydanına inmişlerdi sanki…

 

Evet, evet bir harb meydanıydı orası…

 

Korku, sinelerinden adeta çekilmişti.

 

Onlarcası şehid oldu.

 

Tank ve güllenin önünde siper olan yiğitlerin şehidlik makamına erişememenin de üzüntüsünü şöyle bir iki dakika düşünün.

 

Belki gelecek nesillere masal yerine gerçek kahramanlık öyküsünden bahsedersiniz.

 

Çok çetin bir geceydi.

 

 İşte o Saraçhane semti İstanbul’du

 

O süslü havuz ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önüydü

 

Kahramanlar orayı haydutların eline teslim etmemek için abdestini alarak eşini, çocuklarını ve dünyasını bırakarak ölüme koştular.

 

Silahla değil yürekle savaştılar.

 

O karanlık geceyi teslim etmediler.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni düşürmediler.

 

Ancak 15 Temmuz’dan 17 Nisan’a uzanan gecede farklı bir fraksiyona girdik.

 

Süslü havuzdan abdest alarak şehid olan ve şehadetle belediyeyi kurtaran bu kahramanların kanı hala akarken dün gece süslü havuzun önünden içkili kutlama vardı.

 

Hayâsızca hem de…

 

İbretle ve hayretle temaşa ettik.

 

Biz neyse de ya o havuzdan abdest alıp şehid olanların hiç yok mu hakkı ve hukuku?

 

Hiç mi Allah’tan korkmuyorlar!

 

Gavurun yapamadığını içimizdeki ifsad komitesi yapıyor.

 

Çok yazık, çok…

 

Ayasofya, İstanbul’un fethinin sembolüdür.

 

Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi ile manen yenildik.

 

Yenik düştük.

 

Süslü havuzun önünde içkili kutlamayı görünce de maddeten yenik düşüyoruz.

 

Kıyamet kopaydı, yer ve gök herc-ü merc olaydı da o rezaleti görmeseydik.

 

Sizin ciğerleriniz yanmıyor mu?

 

İstanbul’u nasıl kaybedersiniz, nasıl?

 

İstanbul nasıl düşer?

 

145 yılın hesabını yapanlara bu kutlu ve müjdeli şehri nasıl bırakırsınız?

 

İstanbul benim canım, vatanım da vatanım…

 

İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerine siyaset penceresinden bakmıyorum. Muvakkat siyasetin ürettiği o cılız tartışmalara hiç girmiyorum, girmek istemiyorum.

 

Gerek de yok…

 

Gelin bir muhasebe yapalım.

 

Hatalarımızla yüzleşelim.

 

Acaba Saraçhane kahramanları bizden ne talep etmişlerdi de biz hakkıyla yerine getirmedik?

 

15 Temmuz’da şehid kanları ile muzaffer olunmuşken ne oldu da 17 Nisan’da içkili kutlamalara mağlup olduk?

 

Evet, zoruma gidiyor. Düşman gülle ile bedenimizi parça parça etseydi, ciğerimizi yerinden sökseydi de ama şu abdest alınan yerden içkili kutlamayı görmeseydik.

 

Şüphe yok ki ümidvarız, ümidimiz galibiyete kavidir.

 

Ancak içimizde ülfet abidesi olmuş ve kangrenleşmiş birçok atık var.

 

Bir sınıfın veya bir zümrenin tesiri altına giremeyiz.

 

Ham ve haslar iç içe girmiş, ayırt edemiyorsunuz.

 

Kötüsü; hamlar, laubaliler, liyakatsizler ve sadakatsizler önde; haslar, kahramanlar ve ehiller de arkada duruyor.

 

Gelin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi İstanbul’daki, tüm şehirlerimizdeki ‘Ömerleri’ bulup getirelim.

 

Eskiye dönelim.

 

Eskiye dönüp kahramanlarla el ele vererek yeniden meydanlara inelim.

 

İstanbul’u yeniden fethedelim!

 

Çay koyun keçeliler, yeniden başlıyoruz…

 
Etiketler: ‘İSTANBUL’U, KAYBETMEK’,
Yazarın Diğer Yazıları
09 Nisan 2019
‘ELEKTRİK YARDIMININ ENERJİ TASARRUFUNA ETKİSİ’
04 Nisan 2019
‘KÜRDLER VE TÜRK SİYASETİ’
28 Mart 2019
‘KÂHTA’DA KİM BAŞKAN OLMALI?’
23 Mart 2019
‘HELLO BROTHER - MERHABA KARDEŞ’
14 Mart 2019
‘KÂHTA’DA AYAKLI GAZETELER’
07 Mart 2019
‘MEHMET METİNER’
24 Şubat 2019
‘KÂHTA’DA ZİHNİYET DEVRİMİ’
18 Aralık 2018
‘Adıyaman’ın Aleyna Tilki ile imtihanı’
10 Aralık 2018
‘Eş Neçar’
14 Kasım 2018
‘Bir öğretmenin veli ile imtihanı’
03 Ekim 2018
‘‘Gereksizse söndür!’
24 Eylül 2018
‘Biz büyüdük ve kirlendi dünya’
14 Ağustos 2018
‘İsraf’
25 Temmuz 2018
‘Safiye İnci’den çıkarttığım dersler’
22 Temmuz 2018
‘Ekonomi sarmalında Türkiye’
25 Mayıs 2018
‘Ekonomiyi düzeltecek formül: İç barış’
09 Mayıs 2018
‘Umre’
20 Nisan 2018
‘Protokol savaşları başlıyor’
29 Mart 2018
‘Geçmişi aramak’
18 Mart 2018
‘Emine kirve’
14 Mart 2018
‘Asıl tehlike: Gençlik’
22 Şubat 2018
‘Taziyelerimiz siyasi propaganda yeri olmasın’
21 Ocak 2018
‘Afrin’de ırkçılığa dikkat!’
02 Ocak 2018
‘Gerger Zazaları’
25 Aralık 2017
‘Filistin meselesinde yapılan hatalar’
13 Aralık 2017
‘Mekke çok mu özgür?’
28 Kasım 2017
‘Kara Cuma değil, kanlı Cuma!’
21 Kasım 2017
‘Kâhta ve sınav merkezi’
16 Kasım 2017
‘Adıyaman bademi büyük rağbet görüyor’
25 Ekim 2017
‘Sözler Köşkü gençleri beni hayrette bıraktı’
05 Ekim 2017
‘Gurbetten Kâhta’ya bakmak’
30 Eylül 2017
‘Referandum meselesi, Kürtler, Türkler, her şey…’
05 Eylül 2017
‘Ömerler iş başına!’
01 Ağustos 2017
‘Kıyafetime karışma-Zulmün adı haşema’
23 Temmuz 2017
15 Temmuz’un öğrettikleri
09 Temmuz 2017
’30. Yılında Nemrut’
29 Haziran 2017
‘Tütün’
20 Haziran 2017
Beşir Derneği hayra vesile oluyor
12 Haziran 2017
İç barışı tesis etmek
09 Mayıs 2017
‘Gençlik çöküyor’
24 Nisan 2017
‘Rakamlarla Türkiye'nin bir günlük elektrik enerjisi’
12 Nisan 2017
‘Protokol savaşları’
10 Nisan 2017
‘Bir Bediüzzaman manifestosu: Zalimler için…’
30 Mart 2017
‘Acı bir soru: Bu şehre yabancı mısınız?’
25 Mart 2017
“Qılavin ve Qereçiler”
14 Mart 2017
‘Baki Serhat Kamış’
03 Mart 2017
‘Depremin hatırlattıkları’
27 Şubat 2017
‘Kâhta’da ruhî bir hastalık: Garaz’
16 Şubat 2017
‘Türkiye’nin tepesinde bir Kâhtalı: Ahmet Aydın’
03 Şubat 2017
‘Bu haftaki hutbenin muhatabı Rtük!’
30 Ocak 2017
‘Diyanetin bu haftaki Cuma hutbesinden yansımalar’
18 Ocak 2017
‘Enerji verimliliği’
03 Ocak 2017
‘Muhammed’in Allah’ına sığınmak’
17 Aralık 2016
“Tereddüt etmeyiniz: Başaramayacaklar!”
24 Kasım 2016
‘Siirt pek konuşulmadı’
16 Kasım 2016
‘Bir şehrin su ile imtihanı’
07 Kasım 2016
‘Kâhta sendromu: Su, so, su da, soda…’
07 Kasım 2016
‘Kâhta sendromu: Su, so, su da, soda…’
01 Kasım 2016
‘Kürt meselesi Osmanlı’nın yıkılışı ve yok edilişidir!’
10 Ekim 2016
“Bunlar dönmedir, dönme!”
05 Ekim 2016
Allah’ın dişleri!
24 Eylül 2016
“Şoförü şemsiye ile dürtmek!”
18 Eylül 2016
“Suriye’de çocuklar çocukça ölüyor”
31 Ağustos 2016
‘Değiştirin artık şu köprü adını’
17 Ağustos 2016
“BİR YİĞİT: NAZİF KAPLAN”
25 Temmuz 2016
Darbe girişiminin sonuçları
18 Temmuz 2016
“KÂHTA’DA DARBE OLUR MU?”
11 Temmuz 2016
Abdullah Yeğin Ağabeyin ardından
04 Temmuz 2016
“Ramazan’ı uğurlarken”
Haber Yazılımı