Yazı Detayı
18 Aralık 2018 - Salı 21:23
 
‘Adıyaman’ın Aleyna Tilki ile imtihanı’
Ömer Çelebi
kahtases@hotmail.com
 
 

Adıyaman son bir haftadır bir haberle çalkalanıyor.

 

Hatta haftalardır…

 

Büyük sansasyonel bir mesele var.

 

Bu sene içerisinde faaliyete giren ‘Adıyaman Park AVM’ yönetimi Aleyna Tilki’yi şarkı söylemesi için AVM’ye davet etti!

 

AVM’nin açılımının ne olduğunu bilmeyen herhalde yoktur.

 

Açıklamaya çok da gerek yok.

 

Kapitalist düzenin, tüketim lobisinin, kan emici sistemin bir neticesi olarak AVM’lere mecbur ve mahkûm edildik.

 

Yabancı sermayenin yansıması ve ithal ürünlerin pazarı olan bu mekânlara gün geçtikçe alıştık ve alıştırılıyoruz.

 

Neyse

 

Konu şimdilik AVM’ler değil.

 

Buradayız, başka zaman yine konuşuruz.

 

Şimdilik AVM’den daha büyük meselesi var Adıyaman’ın.

 

Günler öncesinden çalkalandı Aleyna Tilki ile…

 

Gelmesine bir o kadar karşı çıkan bir kitle olduğu gibi, ‘Sevmeyen izlemeye gelmesin, sanatı desteklemek lazım, yobazlığa gerek yok’ diyenler de epey fazla…

 

Nihayetinde geldi ve binlerce kişi de seyretmeye gitti.

 

Tabi ki gidenler sanat için değil, fenomen oluşu, garip hareketler yapması ve kısacası gençlerin sosyal ve psikoloji olarak ruh dünyasını etkilemesidir.

 

İşte Aleyna Tilki, Adıyaman’ı nerdeyse ikiye böldü.

 

Gitti ama yankısı hâlâ devam ediyor ve edecek de…

 

Adıyaman, manevî değeri bir hayli yüksek ehl-i tarikin mabeynindeki kutlu bir şehir.

 

Güzide sahabelerden Safvan Bin Muaddal Hazretlerinin manen muhafaza ettiği Muhammedî bir belde…

 

Halkın kahir ekserisi mütedeyyin ve asayişin muhafazasına yardımcı olan samimi ve candan bir halk

 

Büyük medeniyetlere ev sahipliği yapan Adıyaman aynı zaman huzur şehri…

 

Yani Huzuristan…

 

İşte Aleyna Tilki bu şehrin huzurunu gelişi ve gidişi ile bozdu.

 

Peki, bu kızcağızın kabahati ne?

 

Tek başına nasıl kitleleri tesir altına alıyor?

 

Öncelikle suçu sadece Tilki de aramak doğru ve objektif bir yaklaşım olmaz.

 

Eminim bu işin uzmanları, psikologlar, pedagoglar artık toplum bilimci kim varsa daha iyi analiz ederler ve ediyordur.

 

Ancak kendi penceremden baktığım zaman Adıyaman’ın Aleyna Tilki ile imtihanı talep arz meselesi…

 

Belli ki AVM yöneticileri bu kızcağızı kendi mekânında yüksek rakamlara maliyeti de olsa ağırlamasının altında halkın özellikle gençlerin büyük bir rağbeti var.

 

Ticari bir meta yani…

 

O halde gençler neden popüler kültürün neticesi bu tarz fenomenleri, farkındalık yaratanları, kültürümüzün aksine Avrupaî giyinenleri, aile hayatımızdan uzak yaşayanları kısacası bize göre garip olanını talep ediyor?

 

Adıyaman’daki programda Tilki’ye ulaşamayan 4-5 yaşındaki çocuklar hüngür ağlamış, genç kızlar selfie çekemeyince dizini dövmüş, genç erkekler de…

 

Neden?

 

Evet, tek neden tabi ki 18 yaşındaki bir kızcağızın bireysel aktiviteleri olamaz.

 

Ona bu tarz şöhret kapısını açan da, gençleri hatta 3-4 yaşındaki çocukları Aleyna Tilki’ için uyuşturan da suçlu ve kabahatli

 

Her gün televizyon ekranlarında gençlere izlettiren ve yapay hayatları konu alan diziler, dizilerdeki toplumun gerçek değerlerinden uzak Holywood kültüründeki hayatlar, mecazî aşk hikayeleri, emeksiz kazanç sahneleri, gayr-i meşru lezzeti çağrıştıran senaryolar hepsi de kronik ruhî bir hastalığı beraberinde getirmiyor mu?

 

Hangi genç kitap okuyor?

 

Ya da okuduğunu yaşantısına nasıl tatbik ediyor?

 

Survivor izleme oranları ile belgesel izleme oranları hiç müsavi olmuş mudur sizce?

 

Gezi’de ağaçları idol yapan gençleri gördük.

 

İdol ya idol… Ağacı kendisi için idol yapan bir nesil türettik arkamızda.

 

Daha ne olsun!

 

Seksen kuşağı, doksan kuşağı farklı farklı iken iki binlerin kuşağı bambaşka bir metafora büründü.

 

Adıyaman’ın sağlam temellere oturmuş, manevi değerlerle donatılmış, dava ve şuur sahibi gençlerinin izleri günden güne kayboluyor.

 

Tabi sadece Adıyaman’da mı? Hayır, her yerde bir toplumsal asimilasyon var.

 

Değerleri, kültürleri ve ideolojileri kaybeden bir hastalık var içimizde…

 

Hatta hakiki Allah inancımızı da taklitleştirdik.

 

Belki de kaybediyoruz.

 

Deizm sizce artmıyor mu?

 

İmam Hatipler ne kadar sağlam imam ve hatibi yetiştiriyor?

 

Kısa yoldan şöhret yoluna giren, 18 yaşında paraya para demeyen Aleyna Tilki gibileri toplumda neşv-ü nema olurken Adıyaman’da hangi rehber öğretmen, hangi öğrencisine hakkıyla okumaktan, hangi meslek grubundan nasıl para kazandığından bahsedecek?

 

Şöhretperestlik, maddiyunluk, ideolojik fukararalık ülkede hâkimken gençlere rehber olmak isteyen öğretmenlere hakikaten acıyorum.

 

Zor, çok zor… Geçmişle makası giderek açılan bu kitleyi, bu gençleri, Aleyna Tilki olmak için yaşayan kızları dizginlemek çok zor.

 

İşte Adıyaman’ın Aleyna Tilki ile imtihanı böyle zor ve çetin geçti.

 

Gerçi, Tilki sosyal medya hesabından Adıyaman’ı gezmek için bir vakit bulamadığını, en kısa sürede bir daha geleceğini söylemiş.

 

Aman Allah’ım…

 

Hem madem geleceksen ki zaten misafirleri baş göz üstüne ağırlar ve hizmet ederiz lâkin Aleyna Tilki olarak gelme!

 

Ne olur!

 

Şöhretini çıkar, at da gel.

 

Zira Adıyaman’ın senle imtihanı çok ama çok çetin geçiyor.

 

Kaldırmıyor!

 
Etiketler: ‘Adıyaman’ın, Aleyna, Tilki, ile, imtihanı’,
Yazarın Diğer Yazıları
18 Nisan 2019
‘İSTANBUL’U KAYBETMEK’
09 Nisan 2019
‘ELEKTRİK YARDIMININ ENERJİ TASARRUFUNA ETKİSİ’
04 Nisan 2019
‘KÜRDLER VE TÜRK SİYASETİ’
28 Mart 2019
‘KÂHTA’DA KİM BAŞKAN OLMALI?’
23 Mart 2019
‘HELLO BROTHER - MERHABA KARDEŞ’
14 Mart 2019
‘KÂHTA’DA AYAKLI GAZETELER’
07 Mart 2019
‘MEHMET METİNER’
24 Şubat 2019
‘KÂHTA’DA ZİHNİYET DEVRİMİ’
10 Aralık 2018
‘Eş Neçar’
14 Kasım 2018
‘Bir öğretmenin veli ile imtihanı’
03 Ekim 2018
‘‘Gereksizse söndür!’
24 Eylül 2018
‘Biz büyüdük ve kirlendi dünya’
14 Ağustos 2018
‘İsraf’
25 Temmuz 2018
‘Safiye İnci’den çıkarttığım dersler’
22 Temmuz 2018
‘Ekonomi sarmalında Türkiye’
25 Mayıs 2018
‘Ekonomiyi düzeltecek formül: İç barış’
09 Mayıs 2018
‘Umre’
20 Nisan 2018
‘Protokol savaşları başlıyor’
29 Mart 2018
‘Geçmişi aramak’
18 Mart 2018
‘Emine kirve’
14 Mart 2018
‘Asıl tehlike: Gençlik’
22 Şubat 2018
‘Taziyelerimiz siyasi propaganda yeri olmasın’
21 Ocak 2018
‘Afrin’de ırkçılığa dikkat!’
02 Ocak 2018
‘Gerger Zazaları’
25 Aralık 2017
‘Filistin meselesinde yapılan hatalar’
13 Aralık 2017
‘Mekke çok mu özgür?’
28 Kasım 2017
‘Kara Cuma değil, kanlı Cuma!’
21 Kasım 2017
‘Kâhta ve sınav merkezi’
16 Kasım 2017
‘Adıyaman bademi büyük rağbet görüyor’
25 Ekim 2017
‘Sözler Köşkü gençleri beni hayrette bıraktı’
05 Ekim 2017
‘Gurbetten Kâhta’ya bakmak’
30 Eylül 2017
‘Referandum meselesi, Kürtler, Türkler, her şey…’
05 Eylül 2017
‘Ömerler iş başına!’
01 Ağustos 2017
‘Kıyafetime karışma-Zulmün adı haşema’
23 Temmuz 2017
15 Temmuz’un öğrettikleri
09 Temmuz 2017
’30. Yılında Nemrut’
29 Haziran 2017
‘Tütün’
20 Haziran 2017
Beşir Derneği hayra vesile oluyor
12 Haziran 2017
İç barışı tesis etmek
09 Mayıs 2017
‘Gençlik çöküyor’
24 Nisan 2017
‘Rakamlarla Türkiye'nin bir günlük elektrik enerjisi’
12 Nisan 2017
‘Protokol savaşları’
10 Nisan 2017
‘Bir Bediüzzaman manifestosu: Zalimler için…’
30 Mart 2017
‘Acı bir soru: Bu şehre yabancı mısınız?’
25 Mart 2017
“Qılavin ve Qereçiler”
14 Mart 2017
‘Baki Serhat Kamış’
03 Mart 2017
‘Depremin hatırlattıkları’
27 Şubat 2017
‘Kâhta’da ruhî bir hastalık: Garaz’
16 Şubat 2017
‘Türkiye’nin tepesinde bir Kâhtalı: Ahmet Aydın’
03 Şubat 2017
‘Bu haftaki hutbenin muhatabı Rtük!’
30 Ocak 2017
‘Diyanetin bu haftaki Cuma hutbesinden yansımalar’
18 Ocak 2017
‘Enerji verimliliği’
03 Ocak 2017
‘Muhammed’in Allah’ına sığınmak’
17 Aralık 2016
“Tereddüt etmeyiniz: Başaramayacaklar!”
24 Kasım 2016
‘Siirt pek konuşulmadı’
16 Kasım 2016
‘Bir şehrin su ile imtihanı’
07 Kasım 2016
‘Kâhta sendromu: Su, so, su da, soda…’
07 Kasım 2016
‘Kâhta sendromu: Su, so, su da, soda…’
01 Kasım 2016
‘Kürt meselesi Osmanlı’nın yıkılışı ve yok edilişidir!’
10 Ekim 2016
“Bunlar dönmedir, dönme!”
05 Ekim 2016
Allah’ın dişleri!
24 Eylül 2016
“Şoförü şemsiye ile dürtmek!”
18 Eylül 2016
“Suriye’de çocuklar çocukça ölüyor”
31 Ağustos 2016
‘Değiştirin artık şu köprü adını’
17 Ağustos 2016
“BİR YİĞİT: NAZİF KAPLAN”
25 Temmuz 2016
Darbe girişiminin sonuçları
18 Temmuz 2016
“KÂHTA’DA DARBE OLUR MU?”
11 Temmuz 2016
Abdullah Yeğin Ağabeyin ardından
04 Temmuz 2016
“Ramazan’ı uğurlarken”
Haber Yazılımı